Kolon Kanseri Tanısı Konuldu. Ne Yapmalıyım?
“Kolon kanseri” tanısını duymak, doğal olarak birçok soruyu beraberinde getirir:
Hastalığım hangi evrede? Ameliyat olacak mıyım? Kemoterapi gerekir mi? Hastalık başka organlara yayılmış mı? İyileşme şansım nedir?
Bu aşamada bilinmesi gereken en önemli noktalardan biri şudur: Kolon kanseri tek tip bir hastalık değildir ve tedavi kişiye özel planlanmalıdır. Hastalığın evresi, tümörün bağırsaktaki yeri, patolojik ve moleküler özellikleri ile kişinin genel sağlık durumu tedavi kararını belirler.
Özellikle erken evrede saptanan kolon kanserlerinde tedavinin amacı tam iyileşmedir. İleri evre hastalıkta dahi günümüzde cerrahi, kemoterapi, hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapi gibi birçok etkili tedavi seçeneği bulunmaktadır.
1. Öncelikle tanının kesinleştirilmesi gerekir
Kolonoskopi sırasında şüpheli bölgeden alınan biyopsinin patoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi kolon kanseri tanısının temelini oluşturur.
Patoloji raporunda tümörün tipi ve derecesi gibi önemli özellikler bulunur. Ameliyat yapılmışsa tümörün bağırsak duvarındaki yayılımı, çıkarılan lenf bezlerinin sayısı ve kaçında tümör bulunduğu, cerrahi sınırlar, damar veya lenfatik sistem tutulumu gibi özellikler de değerlendirilir.
Bu bilgiler yalnızca tanıyı doğrulamak için değil, ameliyat sonrası ek tedavi gerekip gerekmediğini belirlemek açısından da önemlidir.
2. Hastalığın evresi belirlenmelidir
Tanıdan sonraki en önemli aşamalardan biri evrelemedir.
Kolon kanseri genel olarak Evre I’den Evre IV’e kadar sınıflandırılır. Evreyi belirlemek için çoğunlukla göğüs, karın ve pelvisin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi gerekir. Gerekli durumlarda MR gibi ek görüntüleme yöntemlerinden yararlanılabilir.
Ayrıca tedavi öncesinde CEA (karsinoembriyonik antijen) düzeyinin bilinmesi yararlıdır.
Her kolon kanseri hastasında PET/BT yapılması zorunlu değildir. PET/BT daha çok seçilmiş hastalarda, standart görüntüleme yöntemlerinin yeterli olmadığı veya tedavi yaklaşımını değiştirebilecek özel durumlarda gündeme gelir.
3. Tümörün moleküler özellikleri araştırılmalıdır
Günümüzde kolon kanserinin tedavisi yalnızca tümörün hangi organda başladığına göre belirlenmemektedir. Kanser hücresinin biyolojik ve genetik özellikleri de tedavi seçiminde giderek daha fazla önem taşımaktadır.
Özellikle MMR/MSI durumunun değerlendirilmesi önemlidir.
MMR proteinlerinin kaybı veya yüksek mikrosatellit instabilitesi (MSI-H), bazı hastalarda kalıtsal kanser yatkınlığı açısından ek inceleme gerektirebilir. Aynı zamanda özellikle ileri evre hastalıkta immünoterapiden yararlanabilecek hastaların belirlenmesinde çok önemli bir biyobelirteçtir.
Metastatik hastalık söz konusu olduğunda tedaviyi kişiselleştirmek amacıyla RAS, BRAF ve uygun hastalarda HER2 gibi moleküler özelliklerin araştırılması da gündeme gelir. Gerektiğinde daha kapsamlı moleküler/genomik testler yapılabilir.
4. Ameliyat gerekli mi?
Kolon kanseri bağırsakla sınırlı veya bölgesel lenf bezlerine yayılmış durumdaysa tedavinin temelini çoğunlukla cerrahi oluşturur.
Amaç, tümörlü bağırsak bölümünün yeterli cerrahi sınırlarla ve bölgesel lenf bezleriyle birlikte çıkarılmasıdır.
Ancak her hastada ilk adım mutlaka ameliyat değildir. Çok ileri lokal hastalıkta veya başka organlara yayılım bulunan bazı hastalarda önce sistemik tedavi uygulanması daha doğru olabilir.
Bu nedenle tedavi sıralamasının hastanın tüm bulguları birlikte değerlendirilerek belirlenmesi önemlidir.
5. Kemoterapi almam gerekir mi?
Her kolon kanseri hastasının kemoterapi alması gerekmez.
Evre I hastalıkta çoğunlukla cerrahi yeterlidir.
Evre II hastalıkta hastaların önemli bir bölümünde yalnızca ameliyat yeterli olabilir. Ancak tümörün bağırsak duvarını ileri derecede aşması, bağırsak tıkanması veya delinmesi, yetersiz lenf nodu değerlendirilmesi ve bazı patolojik risk özelliklerinin bulunması durumunda ameliyat sonrası kemoterapi düşünülebilir. MMR/MSI sonucu da bu kararda önemlidir.
Evre III hastalıkta kanser bölgesel lenf bezlerine ulaşmıştır. Bu durumda çoğunlukla ameliyat sonrasında hastalığın tekrarlama riskini azaltmak amacıyla kemoterapi uygulanır.
Tedavinin süresi ve kullanılacak ilaçlar hastalığın risk düzeyine, yaşa, eşlik eden hastalıklara ve kişinin genel durumuna göre belirlenir.
6. Hastalık karaciğer veya akciğere yayılmışsa ne olur?
Başka bir organda metastaz görülmesi, tedavi seçeneğinin olmadığı anlamına gelmez.
Kolon kanseri en sık karaciğer ve akciğere yayılabilir. Özellikle metastazların sınırlı sayıda ve cerrahi olarak çıkarılabilir olduğu bazı hastalarda, kolon tümörüyle birlikte metastazların da tedavi edilmesi uzun süreli hastalık kontrolü ve seçilmiş hastalarda tam iyileşme olasılığı sağlayabilir.
Başlangıçta ameliyat edilemeyen bazı metastazlar ise sistemik tedaviyle küçültüldükten sonra cerrahi olarak çıkarılabilir hale gelebilir.
Bu nedenle metastatik kolon kanserinde de “ameliyat edilebilir mi?” sorusu tedavi sürecinin farklı aşamalarında yeniden değerlendirilmelidir.
7. İleri evre hastalıkta kişiselleştirilmiş tedavi önemlidir
Metastatik kolon kanserinde artık yalnızca klasik kemoterapiden söz etmiyoruz.
Tümörün moleküler özelliklerine göre kemoterapiye ek olarak veya bazı durumlarda onun yerine hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler kullanılabilir.
Örneğin MSI-H/dMMR özelliği taşıyan bazı kolon kanserleri immünoterapiye oldukça duyarlı olabilir. RAS ve BRAF gibi moleküler değişiklikler ise hangi hedefe yönelik tedavilerin uygun olabileceğinin belirlenmesine yardımcı olur.
Bu nedenle ileri evre kolon kanserinde moleküler inceleme yapılmadan tedavi planının tamamlandığını düşünmemek gerekir.
8. Tedavi multidisipliner planlanmalıdır
Kolon kanseri tedavisi çoğu zaman tek bir hekimin değil, farklı uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirmesini gerektirir.
Tedavi sürecinde tıbbi onkolog, genel/kolorektal cerrah, gastroenterolog, radyolog, patolog ve gerektiğinde radyasyon onkoloğu, nükleer tıp ve girişimsel radyoloji uzmanları birlikte rol alabilir.
Özellikle karaciğer veya akciğer metastazı bulunan hastalarda multidisipliner değerlendirme daha da önem kazanır.
Doktorunuza giderken yanınızda neler olmalı?
İlk onkoloji görüşmesine mümkün olduğunca tüm tıbbi belgelerinizle gitmeniz değerlendirmeyi hızlandırır:
Kolonoskopi raporu
Patoloji raporu ve mümkünse patoloji preparat/blokları
BT, MR veya varsa PET/BT görüntüleri ve raporları
Son kan tetkikleri ve CEA sonucu
Daha önce geçirilmiş ameliyatlara ilişkin raporlar
Kullandığınız ilaçların listesi
Ailenizde kolon, rahim, mide, yumurtalık veya diğer kanserlerin bulunup bulunmadığına ilişkin bilgiler
Sonuç
Kolon kanseri tanısından sonra yapılması gereken ilk şey, mümkün olduğunca hızlı biçimde tedaviye başlamak değil; doğru tanıyı, doğru evreyi ve tümörün biyolojik özelliklerini ortaya koyarak doğru tedavi sıralamasını belirlemektir.
Bazı hastalarda yalnızca ameliyat yeterli olurken, bazı hastalarda ameliyat sonrası kemoterapi gerekir. Bazı hastalarda ise sistemik tedaviler, hedefe yönelik ilaçlar veya immünoterapi ön plana çıkar.
Dolayısıyla “Kolon kanseriyim, hangi tedaviyi almalıyım?” sorusunun herkese uyan tek bir yanıtı yoktur.
Doğru soru şudur: Benim hastalığımın evresi ve biyolojik özellikleri nedir ve bunlara göre benim için en uygun tedavi planı hangisidir?
Bu sorunun yanıtı, güncel bilimsel veriler ışığında ve mümkün olduğunca multidisipliner bir ekip tarafından verilmelidir.

Yorumlar